bostancı escort bayan İstanbul Escort - Şişli Escort - Mecidiyeköy Escort Bayan

Amerika ile Avrupa Arasındaki En Belirgin Farklar

Öncelikle belirtmek gerekir ki, buradakiler de dahil olmak üzere tüm genellemeler yanlıştır.

Buna ek olarak, bu içerikte Amerika olarak bahsedilen yer Amerika Birleşik Devletleri’dir. İlk fotoğraflar Amerika’yı ikinci fotoğraflar Avrupa’yı temsil eder. Elbette her toplumda her çeşit insan bulunmaktadır. Fakat bu kıyaslamalar, Amerikan ve Avrupa toplumlarının genel halleri göz önüne alınarak yapılmıştır.

Amerika ve Avrupa’ya olabildiğince objektif gözlerle bakmaya çalıştığımızda, karşımıza çıkan farklılıklar işte şu şekilde;

1. Özgürlükçü Amerika – Eşitlikçi Avrupa

Özgürlükçü Amerika // Eşitlikçi Avrupa

Özgürlükçü Amerika // Eşitlikçi Avrupa

Temel anlamda Amerika özgürlükleri, Avrupa ise insan haklarını ön planda tutan sosyal devlet anlayışını savunur. Bu nedenle Amerika’da gelir dağılımındaki eşitsizlik Avrupa’dan daha kötü durumdadır fakat Amerika’nın zengini, Avrupa’nın zengininden çok çok daha zengindir. Bu durumun ilginç bir sonucu olarak; liberalizm, Amerika’da ‘sol’ olarak adlandırılırken, Avrupa’da ‘sağ’ olarak adlandırılır.

2. Materyalist Amerika – Romantik Avrupa

Materyalist Amerika // Romantik Avrupa

Materyalist Amerika // Romantik Avrupa

Amerikan toplumunu oluşturan bireylerin yaşam güçleri, materyalist arzularla oluşturdukları hayallere erişmek için çalışma alışkanlığından gelir. Bir Amerikalı çalışır, her şeyin en iyisine sahip olmak ister ve para için birçok şeyi feda edebilir. Avrupalılar ise hayata daha romantik yaklaşır; onların yaşam güçleri, hayatlarında büyük öneme sahip olacak muhteşem anları deneyimleme arzusundan gelir. Bir Avrupalı “ihtiyaçlarım karşılansın, karnım doysun da, mutlu olayım yeter” der.

3. Amerikalı: “Harikayım!” – Avrupalı: “İdare Eder…”

Amerikalı: "Harikayım!" // Avrupalı: "İdare Eder..."

Amerikalı: "Harikayım!" // Avrupalı: "İdare Eder..."

Bir Amerikalı ‘nasılsın naber?’ sorusuna her zaman “harikayım!” diye cevap verir. İyi veya kötü olduğunun bir önemi yoktur; eğer çok yakın bir arkadaşınız değilse sizi bu sorunuzu pek takmaz ve harikayım der geçer. Bir Avrupalı ise, ‘naber moruk?’ sorusuna, eğer gerçekten iyi değilse, “idare eder…” şeklinde cevap verecektir. Avrupalının içinde bir boşluk, henüz cevabını bulamadığı varoluşsal sorunları vardır. Amerikalı olayın yüzeyine odaklanır, hayatın tadını çıkarmaya çalışır.

4. Mutlu Olmak – Kültürlü Olmak

Mutlu Olmak // Kültürlü Olmak

Mutlu Olmak // Kültürlü Olmak

avrupalı amerikalıya oranla genel kültür konusunda daha bilgilidir.

Amerikalılar ile Avrupalılar arasındaki en belirgin fark budur: Avrupalıların daha kültürlü oldukları bir gerçektir çünkü Avrupa insanının hayatta en önem verdiği şeylerin başında kültürlü olmak, mevzuları takip etmek ve gerektiğinde ses çıkarmak gelir. Bunun aksine, Amerikalıların hayatta en çok önem verdikleri şey mutlu olmaktır. BirAmerikalı için Suriye neler olup bittiğinin bir önemi yoktur, kendisi mutluysa olay bitmiştir. Avrupalı ise olayları merak eder, işin perde arkasını araştırır, gider arkadaşlarıyla tartışır, onu mutsuz etse de bilgiye ulaşmak ister.

5. Sürü Psikolojisi – Özgür Birey

Sürü Psikolojisi // Özgür Birey

Sürü Psikolojisi // Özgür Birey

Bir üstteki maddeyle bağlantılı olarak; Avrupalı insanların hayata kendi bakış açıları vardır. Genelde onlara medya yoluyla empoze edilmeye çalışılan şeylerin farkeder ve olayları farklı şekilde değerlendirebilirler. Bunun aksine, Amerikalılar’da sürü psikolojisi vardır: Eğer bir kavram (mesela müslümanlık) medya tarafından kötülenirse ve çevredeki insanlar da bunu yapmaya başlarsa, Amerikalı olayı sorgulamaz ve hemen o kavramın karşısında yer alır.

6. ‘Ben Türküm’ : “Cool!” – ‘Ben Türküm’ : “Bye”

'Ben Türküm' : "Cool!" // 'Ben Türküm' : "Bye"

'Ben Türküm' : "Cool!" // 'Ben Türküm' : "Bye"

Biraz da Türkiye’den bu memleketlere giden insanların açısından bakarsak: Amerika’da ‘ben Türkiye’den geldim’ dediğiniz anda prim yaparsınız. Birçok Amerikalı, Türkiye hakkında hiçbir şey bilmez ve ‘ben Türküm’ dediğinizde size ilgiyle yaklaşır. Sorular sorar ve nasıl bir yerden geldiğinizi anlamaya çalışır. Avrupa ise durum daha kötüdür, bir Avrupalıya Türk olduğunuzu söylediğinizde hemen yüzünün ekşidiğini görürsünüz çünkü Avrupa’da çok Türk vardır ve bu grup genelde negatif algılanır.

7. Amerika: İlim, Bilim, İrfan – Avrupa: Sanat, Tarif, Felsefe

Amerika: İlim, Bilim, İrfan // Avrupa: Sanat, Tarif, Felsefe

Amerika: İlim, Bilim, İrfan // Avrupa: Sanat, Tarif, Felsefe

Amerikan toplumunun büyük bir bölümü sıradan, düz insanlardan oluşur fakat küçük bir bölümü çok eğitimli ve zekidir. Bu küçük bölüm hayatlarını bilime ve teknolojiye adar. Bu nedenle 20. Yüzyıl’ın başından itibaren, Amerika bilimsel buluşlar açısından Avrupa’nın önündedir. Fakat Avrupalılar da boş durmaz; onlar da hayatlarını sanata ve felsefe adarlar. Ortalama bir Avrupalı sizinle Dadaizm hakkında sohbet edebilir, size bir Shakespeare şiiri okuyabilir.

8. Sıcak Kanlı Amerikalı – Derin Düşünceli Avrupalı

Sıcak Kanlı Amerikalı // Derin Düşünceli Avrupalı

Sıcak Kanlı Amerikalı // Derin Düşünceli Avrupalı

Amerikalılar genel olarak Avrupalılar’dan daha sıcak kanlıdır. Eğer Amerika’da yaşıyorsanız, günde ortalama 50 kişiyle konuşursunuz ama az konuşursunuz. “Hello, how are you?” “I’m perfect and you?” “Good” Bitti. Bir Amerikalıyla yüzeysel bir şekilde konuşup geçersiniz. Avrupa’da durum biraz daha farklıdır. Eğer Avrupa’da yaşıyorsanız, günde belki yalnızca 5 kişiyle konuşursunuz ama derin ve uzun konuşursunuz.

9. Yüz Yıl Çok Uzun – Yüz Kilometre Çok Uzak

Yüz Yıl Çok Uzun // Yüz Kilometre Çok Uzak

Yüz Yıl Çok Uzun // Yüz Kilometre Çok Uzak

Amerikalılar ve Avrupalılar arasındaki farklardan bahsederken çok sık kullanılan bir cümle vardır: “Avrupalılar için 100 kilometre uzun mesafe, Amerikalılar için 100 yıl uzun zamandır.” Gerçekten de öyledir; Amerika’nın batılı anlamda tarihi çok olmadığı için, bir Amerikalı’ya yüz yıl çok uzun zamanmış gibi gelir. Aynı şekilde, Avrupa ülkeleri küçük oldukları için 100 kilometre onlara çok uzun bir mesafe gibi gelecektir.

10. Farklı Irklara Tolerans – Marjinal Düşüncelere Tolerans

Farklı Irklara Tolerans // Marjinal Düşüncelere Tolerans

Farklı Irklara Tolerans // Marjinal Düşüncelere Tolerans

Amerikalılar marjinal düşünceleri olağan karşılamazlar. Terör, komünizm, antimilitarizm gibi laflar ederseniz, Amerikalı karşı çıkar. Bir Amerikalı ordusunu seviyordur, ülkesinin dünyaya barış getirdiğini düşünüyordur. Fakat bunun dışında, Amerikalılar farklı ırktan olan insanlara göre daha toleranslıdır çünkü zaten kendisi de başka bir ırktandır. Amerika’da, bir Amerikalıdan çok Çinli veya Meksikalı göreceğiniz için, hiç kimse sizi ırkınızdan dolayı yargılamaz.

Avrupalılar marjinal düşüncelere açıktır. Bir Avrupalıya komünist olduğunuzu veya devletlerin silahlanmaya bir son vermesi gerektiği gibi şeyler söylerseniz, sizi dinler ve anlamaya çalışır. Katılır veya katılmaz ama hiçbir zaman öfkelenmez ve kestirip atmaz. Fakat bunun dışında, Avrupalılar farklı ırklardan gelen insanlara karşı Amerikalılar kadar hoşgörülü değildir.

11. Spor Bir Şovdur – Spor Bir Mücadeledir

Spor Bir Şovdur // Spor Bir Mücadeledir

Spor Bir Şovdur // Spor Bir Mücadeledir

Amerikalılar sporun bir şov olduğunu düşünür ve işin eğlencesine bakar. Bu nedenle, Amerika’da yapılan sporlar her zaman şov içerir. Avrupalı ise iş biraz daha farklıdır. Avrupalıyı spor takip etmeye iten şey mücadeledir. Sahada bir mücadele verilmektedir ve sırf bu yüzden o maç izlenmelidir. Bu farkın en belirgin örneğini, bir Amerikan futbolu maçı izledikten sonra bir Şampiyonlar Ligi maçı izleyerek görebilirsiniz.

12. Uyuşturan Medya – Subliminal Çalışan Medya

Uyuşturan Medya // Subliminal Çalışan Medya

Uyuşturan Medya // Subliminal Çalışan Medya

Amerikan medyası gözle görülür bir şekilde halkı uyuşturmak üzerine kuruludur. Bir haber kanalında çıkan “Amerika’da terörist varmış!!!” şeklindeki haberi, diğer tüm kanallarda görürsünüz. Bu nedenle Amerikan toplumu kolayca yönlendirilebilir, eğilip bükülebilir bir toplumdur. Avrupa’da ise işler biraz daha farklıdır; Avrupa medyası açık açık insanları uyuşturmaya kalkamaz çünkü hemen aydınlar tarafından tepki gösterilir. Yani Avrupalı öyle ucuz numaralı yemez. Fakat bu demek değildir ki Avrupa medyası insanları uyuşturmasın. O da yapar bunu ama daha gizli bir şekilde, insanların bilinçaltına mesaj göndererek yapar. Ama yine de, Avrupa toplumu bu anlamda yönlendirilebilir, eğilip bükülebilir bir toplum değildir.

13. Hristiyan Amerikan Toplumu – Agnostik Avrupa Toplumu

Hristiyan Amerikan Toplumu // Agnostik Avrupa Toplumu

Hristiyan Amerikan Toplumu // Agnostik Avrupa Toplumu

Amerikalıların büyük bir bölümü kendini hristiyan olarak tanımlar. Tabi dinlerine bağlılıkları hayatlarında ön planda değildir ama yine de Tanrı’ya inanırlar. Eğlenmek ve güzel vakit geçirmek için kiliseye giderler. Bunun aksine, Avrupa’da -özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra- agnostik düşünceler artmıştır. Bugün Avrupalıların yarısından fazlası Tanrı’ya inanmadığını ya da Tanrı’nın var olup olmadığı bilgisine ulaşılamayacağını söyler.

14. Televizyonlu ve Renkli Barlar – Müzikli ve Karanlık Barlar

Televizyonlu ve Renkli Barlar // Müzikli ve Karanlık Barlar

Televizyonlu ve Renkli Barlar // Müzikli ve Karanlık Barlar

Amerikan barlarının büyük çoğunluğu canlı, ışıklı ve renkli mekanlardır. Her yerde televizyon bulunur ve büyük ihtimalle spor kanalları açıktır. Avrupa’da durum buna hiç benzemez. Avrupa barları genelde karanlıktır, içeride loş bir ışık vardır ve alttan alttan bir müzik çalar. Avrupa barlarında televizyon görmek ve televizyonda spor kanalı açık olduğuna denk gelmek oldukça zordur.

15. Gülümseyen Amerikalı – Melankolik Avrupalı

Gülümseyen Amerikalı // Melankolik Avrupalı

Gülümseyen Amerikalı // Melankolik Avrupalı

Amerikalılar sürekli yüzünüze güler. Sizi sevmeseler bile yaparlar bunu. Bu nedenle yapmacık bir hallerinin olduğu düşünülebilir. Sizi tanımayan, sokakta veya metrodaki insanlar bile yüzünüze güler, size selam verir. Bunun aksine, Avrupalı nasıl hissediyorsan öyle davranır. Genelde yüzü asık olur ve size hiçbir şekilde gülümsemez.Amerikalı gibi gülümseme zorunluluğu hissetmiyordur. Bu nedenle Avrupa sokaklarında kendinizi yalnız ve terkedilmiş hissedebilirsiniz.

16. İngilizce – İngilizce, Almanca, Fransızca

İngilizce // İngilizce, Almanca, Fransızca

İngilizce // İngilizce, Almanca, Fransızca

Amerikalılar, eğer onlarla İngilizce konuşmazsanız hiçbir şey anlamadan yüzünüze bakarlar. Bu durum onlara biraz garip gelir. Amerika’da İspanyolca da çok konuşulan bir dil olsa da, Amerikalılar genelde İngilizce ile yetinmeyi tercih ederler. Bunun aksine Avrupalılar, İngilizce’nin yanında en azından Fransızca ve Almanca bilinmesi gerektiğini düşünürler. Eğer sadece İngilizce konuşuyorsanız sizi küçük görebilirler.

17. “Merhaba Amerikalı!” – “Merhaba Avro-Türk…”

"Merhaba Amerikalı!" // "Merhaba Avro-Türk..."

"Merhaba Amerikalı!" // "Merhaba Avro-Türk..."

Amerikalıların sizi her zaman hoş karşılayan bir yapıları vardır. Eğer ABD vatandaşı olursanız, Amerikan toplumu sizi anında bir Amerikalı olarak kabul eder. Size hiçbir şey sorulmaz, ‘kökenin neresi?’ diye kurcalanmaz çünkü zaten herkesin kökeni başka bir yerdir. Avrupa’da işler daha farklıdır. Eğer herhangi bir Avrupa ülkesinden vatandaşlık alırsanız, Avrupa toplumu tarafından Avro-Türk olarak adlandırılırsınız. Bu anlamda Avrupalılar daha kapalıdır.

18. Amerika’da Fakir Olmak – Avrupa’da Türk Olmak

Amerika'da Fakir Olmak // Avrupa'da Türk Olmak

Amerika'da Fakir Olmak // Avrupa'da Türk Olmak

Daha önce de bahsedildiği gibi, Amerikan toplumu materyalisttir. Özetle paranız varsa adamsınız Amerika’da. Eğer fakir bir insansanız ve zorlu bir hayat yaşıyorsanız, Amerikan toplumu sizi ezebilir. Bu yüzden paranız olmadığını kimseye söylememe ihtiyacı oluşur Amerika’da. Dünyanın bu tarafında ise işler biraz daha farklıdır. Avrupa’da farkir olmanız size bir şey kaybettirmez ama Türk olmanız kaybettirebilir. Bu nedenle Avrupa’da iseniz, Türk olduğumu söylersem ezilirim duygusu oluşabilir.

Editörün tavsiyesi: Amerika’da fakir, Avrupa’da Türk olduğunuzu bağıra bağıra söyleyiniz. Sizi olduğunuz kişi olarak taktir etmeyen insanlarla zaten işiniz olmasın.

19. Rahat Amerikalı – Kibar Avrupalı

Rahat Amerikalı // Kibar Avrupalı
Rahat Amerikalı // Kibar Avrupalı
Amerikalılar genel olarak rahat insanlardır. Şıpıdık terliklerini giyip gezerler, hayata gülümserler, mevzuları çok da kafaya takmazlar, patates yer geçerler. Bunun aksine, Avrupalılar da bu rahatlık yoktur. Avrupalı şık giyinmeye çalışır, kafasına takılan mevzuları çok düşünür, iyi ve sağlıklı bir yemek yemek ister.

Avrupalılar, Amerikalılar’a kıyasla daha kibar insanlardır. Size kapıyı açarlar, cizdanınızı düşürünce arkanızdan koşup size verirler, her zaman teşekkür ederler, iyi günler dilerler, size bir birey olarak saygı duyarlar. Amerika’da işler biraz daha farklılaşabilir. Amerika’da rekabet hakimdir ve size kibar davranmak bir kayıp olarak görülebilir.

Kaynak

istanbul escort escort istanbul
online casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri hd film izle porno porno porno porno porno