Brno’da İş ve Yaşam Deneyim Paylaşımı

Önemli uyarı! Az sonra okuyacağınız yazı tamamen tek taraflı olup, kişisel deneyimlerimden ve hislerimden oluşmaktadır. Sadece bu ve bunun gibi yazılarla bir kültür, bölge veya topluluk ile oluşabilecek gelecek deneyimleriniz hakkında tahmin yürütmeniz pek olası değildir. Size, benim penceremden Brno’nun ve Çek Cumhuriyeti’nin nasıl göründüğünü anlatmak amaçlı yazmış olduğum yazımdan keyif almanızı umut etmekteyim.

Sıkıcı ve resmi giriş cümlesinden sonra ana konumuz olan Çek Cumhuriyeti ve Brno’da yaşamı özetlemeye başlamak isterim.

Bu yazımdan yaklaşık bir sene önce başladı Çek Cumhuriyeti ile birebir tanışmam. Adını daha önceleri hiç duymadığım bir şehriydi hedefim, ve rotam Prag üzerinden geçiyordu.  Ülkeye daha adım atmadan, resmi işlerinin ne kadar yavaş ve aksak olduğunu vize sürecinde anlamıştım. Bunun temelde iki sebebi var; ilki, insanların sakin ve vurdum duymaz olması, ikincisi ise prosedürlere ve evrak kalabalığına olan hayranlıkları. Bu hayranlık o kadar fazlaki bazı devlet dairelerinde, insanlı evraklar, görebilirsiniz. Ülke insanının bir başka özelliği de Avrupa’nın diğer kesimlerine nazaran daha adaletli olmaları. En basit örneği, vizemin onaylanmasını beklerken ev sahibimin kirada indirim yapması oldu. Çünkü oda boş duruyordu ve ev sahibim, kendiliğinden böyle bir teklifte bulundu.

Daha önceleri Polonya’da da zaman geçirmiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki ırkçılık burada daha az. Maalesef son on senedir, Türk adının Avrupa’daki karşılığı terörist ve terör yandaşları olarak algılanmakta, ve bu algı gün geçtikçe artmakta. Bunu en çok da Avrupa’da yaşayan gurbetçi vatandaşlarımız hissetmektedir. Ama krizden fırsat doğurmak gerektiği anlayışı içinde olduğum için, gerçekleri, cahilce ve kulaktan dolma yanlış bilgilerle yüzüme vuran herkese, usanmadan anlatıyorum. Kimisi geldiği gibi giderken, kimisi de bin bir özür dileyerek ve kafasında soru işaretleri – doğruyu araştırma duygusu – ile gidiyor. Bu paragraftan çıkarılacak ana fikir, Çek Cumhuriyetin’de bulunursanız ve Türk’üm derseniz insanların size negatif yaklaşabileceğidir. Ama korkmayın, kendinizi özgürce ifade edin ve nereden geldiğinizi söylemekten asla çekinmeyin. Ne yazık ki benim aksime akıntıya kapılıp, ülkesini ve kökenini gizleyen gurbetçi arkadaşların maskeleri bana birer köstek olmaktadır.

Gelelim Çek’li insanların diğer özelliklerine. Bu kültürün en sevdiğim yanı, herkesin kendi olabilmesi. Koskoca fabrikalarda bile saçı rastalı, boynu dövmeli ya da heryerine hızma takmış mühendisler veya çalışanlar görmeniz gayet normal; çünkü bu ülkenin insanları sizin görüntünüzü değil, yaptığınız işi önemsiyorlar. Bu açıdan, eğer çalışkan bir yapınız varsa ve saçlarım dağınık kalsın diyorsanız, çalışmak için ideal bir ortam. Fakat Avrupa’da çalışıyorum, köşeyi iki seneye dönerim demeyin. Maaşları gerçekten düşük. Bana soracak olursanız, burada çalışmamın sebebi, beni direkt olarak tasarımdan sorumlu mühendis olarak işe almaları ve her türlüğü eğitim ve desteği sağlamaları. Genç yaşta, kendisini geliştirmek isteyen mühendis arkadaşlar için bulunmaz bir fırsat. Ama kendinizi geliştirirken, hala  öğrenci hayatı yaşayacağınızı unutmayın!

Benim açımdan ülke kültürünün göze en çarpan özelliği, Rus ve komünist akımlardan uzaklaşma çabaları. Bunun en açık örneği, Rus misafirlere karşı olan negatif tutumları ve Slav ırkından olmalarına rağmen o kültürle bağ kurmak istememeleri.

 

Yazımın sonlarına doğru, asıl amacım olan Brno’yu tanıtma kısmına geçmek isterim. Ben burayı, Eskişehir’le bağdaştırıyorum. Çünkü tam bir öğrenci kenti. Yazları tenha ve biraz durgun, kışları bir o kadar sıcak ve hareketli şehirde ulaşımın kesintisiz devam etmesi çok güzel bir artı oluşturmakta. En tehlikeli mahallelerinde bile güvenle, tek başınıza yürüyebileceğiniz, kavga taraftarı olmayan sakin bir şehir. Yalnız, hırsızlık veya dolandırıcılık konusuna dikkat etmenizi tavsiye ederim. Yemek kültürü pek de geniş olmayan bu ülkede, ben en fazla 4 gün üst üste dışarıda yemek yiyebiliyorum. Sonrası yine tekrara başlıyor. İyi bir mutfağa sahip olmanızı ve yemek yapmayı öğrenmenizi şiddetle tavsiye ederim. Şehrin çeşitli yerlerindeki Müslüman marketlerinde hemen hemen her türlü Türk mutfağı için yemek malzemesi bulabilirsiniz.

Spor ve etkinliklerle iç içe olan şehirde sıkılmanız imkansız. Ucuz olan ulaşım ve konaklama ücretleri sayesinde kendinize çeşitli planlar yapıp, güzel anıları hiç tanımadığınız, yeni arkadaşlarla paylaşma imkanınız var.

Özetlemek gerekirse, Brno ufak ama bir o kadar da canlı ve sıcak kanlı, aktif bir şehir. Her ne kadar yazları biraz durulsa da sene içinde her zaman bir yerlerde size uygun bir etkinlik bulabilirsiniz. Günün hangi saati veya haftanın hangi günü olduğu önemli değil. Avrupa’ya nazaran ucuz yaşam şartları size konforu getirecektir. Kimi zaman negatif veya ırkçı insanlarla karşılaşma olasılığınız olsa da onlara kucak açın ve bizi onlara en iyi şekilde tanıtın. Göreceksiniz, zamanla sayıları azalacak. Dünyanın çeşitli yerlerinden, çeşitli amaçlarla gelmiş insanlarla tanışmanın deneyimini hiçbir okulda bulabileceğinizi sanmıyorum; fakat bunu yaparken kontrolünüzü ve dikkatinizi kaybetmeyin!

Umarım ileride bir gün, bu ufak ama tarihi şehre bir ziyarette bulunursunuz. Eğer daha detaylı bilgi almak isterseniz benimle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyin.

Saygılarımla,
Tarık ADSIZ – Avrupa Fırsatları Gönüllü Yazarı (tarik-adsiz@hotmail.com)

REKLAM! escort istanbul bayanlarına göz atabilirsiniz. anadolu yakası escort