maltepe escort kartal escort manavgat side escort bostanci escort

İtalya’da Erasmus+ Staj Deneyimi

Merhaba Arkadaşlar 🙂 Ben Mehmet Suat Yılmaz Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesinden bu sene mezun oldum. Geçtiğimiz yaz Erasmus stajımı İtalya / Torino’da Moncalieri bölgesinde özel bir hayvan hastanesinde yaptım. Deneyimlerimi size aktarmaktan mutluluk duyarım.

Ben sizlere çoğunlukla Erasmus Plus Staj Programı ile ilgili bilgi vereceğim ancak eğitim içinde bir sonraki paragrafta bahsedeceğim başvuru prosedürü aynıdır. Başvuru esnasında Erasmus+ Staj Programı veya Erasmus Plus Öğrenim Hareketliliği‘nden birini seçip staj için 2-12 ay arası eğitim içinde 1 veya 2 dönem olmak üzere yapabiliyorsunuz. Erasmus Plus kapsamında sınava geçip asıl listeye girdiğiniz taktirde o sene gitmeseniz dahi diğer seneye kadar başvuru yapıp gidebiliyorsunuz. Böylece mezun olduktan sonrada Erasmus’u deneyimleyebiliyorsunuz.

Programa başvuru sürecinde yapmanız gereken başvuru tarihlerini bulunduğunuz ünivesitenin Erasmus / Uluslararası İlişkiler ofisinin sayfasını ya da duyurularını takip etmeniz yeterli olacaktır. Başvurunuzu yapıktan sonra sınava girip yeterlilikleri ( GANO sınav notu vs. üniversiteden üniversiteye değişebilir.) sağladıktan sonra Ulusal Ajans‘tan okulunuza ayrılan bütçe çerçevesinde Erasmus ofisinizin belirlediği kontenjanlara asil listeden girerseniz Erasmus programından hibe alarak yararlanabilirsiniz. Yedek listede iseniz hibe almadan yine Erasmus programından yararlanabilirsiniz .

Kabul edildikten sonra hatta kabul edilmeden önce de (şayet kazanabileceğinizi öngörüyorsanız) staj yeri aramaya başlayabilirsiniz . Staj yeri ararken size gerekli olan şey CV ve başvuru mektubu. Başvurmak istediğiniz üniversite ise bir Tutoring profesörünüz olması gerektiğinden direk profesöre ve okulun Erasmus ofisine başvuru mektuplarınızı göndermeniz gerekiyor. Eğer başvurmak istediğiniz bir şirket veya kuruluş ise buraların staj birimlerine başvuru mektuplarınızı gönderebilirsiniz.
Başvuru mektubunuza karşılık kabul mektubunuz size veya Erasmus ofisinize gelecektir . Erasmus ofisinizin sitesinden yada bizzat ofisinizden aldığınız Öğrenim Anlaşmamanızı (Traineship Agreement) eksiksiz doldurup okulunuzdaki danışman profesörünüz ve Erasmus ofisi sorumlunuza imzalattıktan sonra kabul edildiğiniz kuruluşa imzalanmak üzere gönderin.

Bu sırada hibe sözleşmenizi doldurup, hibenizi eksiksiz alabilmeniz için kaza ve mesuliyet sigortanızı yaptırmanız gerekmektedir. Ben sigortamı AIG sigortadan 45 euro gibi bir ücrete yaptırmıştım. Hibe sözleşmesi, Traineeship Agreement (Staj Anlaşması) gibi aşamaları tamamladıktan sonra pasaport işlemleri için yine okulunuzun Erasmus ofisinizi talimatlarınız giderek onlardan dilekçe alıp rektörlüğünde onayıyla emniyete gidip defter bedeli muafiyetli pasaportunuz için bavurabilirsiniz. Pasaportunuzu alırken belirttiğiniz tarihler staj sürenizden uzun olsun şayet eksik olursa hibenizi alamazsınız. Verilen hibeler ülkeden ülkeye değişiyor bunu Erasmus ofisinizden öğrenebilirsiniz, örneğin ben İtalya için aylık 600 Euro almıştım.

Gelelim İtalya ve Torino’da hayat kısmına . İtalya Avrupa’nın turizm ve gastronomi açısından hepinizin bildiği üzere lider ülkesi , ancak İtalya’nın kuzeyi ve güneyi arasında çok büyük fark var. Napoli’yi hala büyük İtalyan mafyaları yönetiyor ve güney perişan halde bu yüzden sizlere kuzeyi tavsiye ederim. Tabii ki ben Erasmus öğrencisiyim bu karışıklıklar beni etkilemez ben kafama göre takılırım da diyebilirsiniz. Torino Avrupa’nın otomobil başkenti ve İtalya’nın Milano ile birlikte sanayisiyle en zengin şehirlerinden biri diyebiliriz. İtalyanın Roma ve Milano’dan sonra en büyük üçüncü şehri.
Torino’da Erasmus deneyimim oldukça tatmin ediciydi gerek çalıştığım hastanenin büyüklüğü ve ciddiyeti gerek şehrin güzelliği benim için unutulmazdı. Öncelikle çalışacağınız yer nerede olursa olsun size tavsiyem şehir merkezinde veya yakın ev tutmanız veya konaklama ayarlamanız, böylece staj çıkışınızda hafta sonları geç vakitlere kadar dışarıda vakit geçirebilir şehri her fırsatta daha fazla gezme şansına sahip olabilirsiniz. Ulaşım açısından da şehir merkezinde oturmak sizin için büyük rahatlık olacaktır. Bunun dezavantajı tabi ki kira bedelinin fazla olmasıdır.

Torino’ya gelir gelmez öğrenci ulaşım kartı ve müze kartı aldım bu tarz fırsatları mutlaka kovalayın bu sayede 1 ay boyunca 21 Euro’ya metro, tramvay, otobüs kısacası tüm şehir içi ulaşımdan sınırsız yararlandım. 33 Euro’ya ise bir sene boyunca Torino’nun başkenti olduğu Piomonte bölgesindeki binlerce müzeyi gezebildim. Bunların içerisinde Avrupa’nın en büyük otomobil müzelerinden biri ve dünyanın en büyük ikinci Eski Mısır Müzesi dahil 🙂 ve  sadece bu iki müzenin giriş bedeli bu kartın ücretine denk geliyordu.

Bir yandan şehri gezerken bir yandan gelecek seyahat programlarınızı çalışma takviminize göre planlayabilirsiniz örneğin ben Torino’ya trenle 13 Euro ve 2 saat mesafede olan Milano ve Genova şehirlerini hafta sonlarında gezebilmiştim. Venedik gezimi ise 1 günlük iznimi hafta sonu tatilime ekleyerek gerçekleştirmiştim. Son 10 gün ayrıca gezmek için klinikten özel izin alıp Floransa ve Pisa gezisi yaparak son günlerimi de Torino’da arkadaşlarımla geçirmiştim. Planınızı önceden yapmakta fayda var.

Sizlere gezilerimden biraç not aktarayım 🙂 Milano ile başlayayım; Milano bildiğiniz üzere tekstil kenti ve metropolitan bir şehir olması dışında tarihi bir kent. Burada hayatının büyük bir kısmını geçiren Leonardo Da Vinci’nin eserlerini görmek mümkün. Örneğin Santa Maria Delle Grazie Bazilikasının duvarına Leonardo tarafından yapılan The Last Supper (Son Akşam Yemeği) ve Da Vinci’nin meşhur şifreli çizimlerinin ve planlarının olduğu belgelerin asıllarının görebilirsiniz. Ayrıca şehir merkezinde Duomo’daki Milan Katedrali’ni görmeden tabiki Milano’dan ayrılmayın 😉 Futbol ile ilgileniyorsanız San Siro’yu gezebilir, bilime meraklıysanız Leonardo Da Vinci Bilim Müzesi’ni gezebilirsiniz. Ben şanslıydım çünkü dünyada Olimpiyatlardan sonraki en büyük organizasyon olan EXPO’ya katılma fırsatını yakaladım geçtiğimiz sene Milano’da yapılan EXPO’nun teması “Tohum ve Dünya’yı Beslemek” idi ve her ülkenin kendi mutfağını tanıttığı bu EXPO’yu yakalamış olmak benim için muhteşem bir deneyim olmuştu.

Genova’ya gidip gitmeme konusunda hep kararsız kalmıştım ancak biraz araştırdıktan sonra hemen gitmeye karar verdim ve tek kelimeyle harika bir deneyimdi. Dünyanın en büyük akvaryumlarından biri olan Genova Akvaryumu, Genova Katedrali (Aziz Lorenzo Katedrali) ve Cristof Colomb’un evini ziyaret etme şansım oldu. Ayrıca vaktiniz olursa geçtiğimiz yıllarda UNESCO Dünya Kültür Mirasına giren Cinque Terre rengarenk balıkçı kasabalarıyla görülmeye değer 😉

Venedik bence dünya üzerinde gezilmesi gereken en güzel ve eşi benzeri olmayan bir şehir mutlaka gezmelisiniz. Arabaların kesinlikle kullanılmadığı sokakların kanallardan oluştuğu ve araba yerine kayık kullanıldığı bu şehirde ambulanslar bile bot şeklinde hizmet vermekte ayrıca ulaşımda Grand Canal boyunca vapurettolar aracılığı ile sağlanıyor. Mutlaka görmeniz gereken neredeyse görmeniz gereken her şeyin bulunduğu tarihi San Marco Meydanı’nı buradaki dükler sarayını ve San Marco Katedrali’ni gezmelisiniz. Sizlere tavsiyem su geçirmez ayakkabılar edinmeniz, zira Venedik gün geçtikçe sular yükselmekte özellikle de San Marco Meydanı’nda bileklerinize kadar su altına gezmek zorunda kalabilirsiniz her ne kadar bunun önüne geçmek için platformlar kurulmuş olsada tavsiyemi dikkate almanızda fayda var.

Sanatla ilgileniyorsanız Venedik barok akımının önemli eserlerini görebileceğiniz dünyanın en ünlü müzelerinden Galeria Delle Academica’ya ev sahipliği yapmaktadır. Bunun dışında şehrin diğer 3 büyük adasından biri olan Murano, nam-ı diğer cam adası da görülmeye değer buradan cam hediyelik eşyalar alabilirsiniz.

Floransa ve Pisa’yı Erasmus stajımın son 10 gününde Roma ile birlikte gezmeyi planlamıştım Roma’yı zamanım ve param yetmediği için iptal edip Torino’da arkadaşlarımla vakit geçirdim. Floransa İtalya’ya gelmeden önce görmek istediğim tek yerdi belkide ne kadar büyüleyici bir şehir olduğunu biliyordum. Rönesansı iliklerinize kadar hissedebileceğiniz bu şehirde ne olursa olsun yapmanız gereken şey Ufizi Galerisi’ni ve Galeria Dell Academica’yı gezmek. Michalengelo’nun Davut heykeli, Boticellinin Venüs’ün doğuşu tablosu Leonardo Da Vinci gibi büyük ustaların birçok eserini burada görmeniz mümkün. Floransa Katedrali, Michalengelo Meydanı , Ponte Vecciho, Palazzio Vecciho, Pitti Sarayı ve Medicci Şapeli görmeniz gereken yerler arasında.

Pisa şehrinde ise açıkçası Pisa Kulesinin olduğu meydandan başka gezebilecek bir yer yok 😀 Gezebileceğiniz her şey Pisa Kulesininde bulunduğu mucizeler meydanında bulunuyor. Pisa gezisi için 1 gün oldukça yeterli ve Floransa’dan yalnızca 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Pisa Kulesi çan kulesi olduğu Pisa Katedralinden daha meşhur olarak ondan öne çıksa da birde  katedrale de göz atmakta fayda var beğeneceğinizden eminim.

Herkese İyi Bir Erasmus Stajı dilerim 🙂

© Mehmet Suat Yılmaz – Avrupa Fırsatları Gönüllü Yazarı

İtalya’da Erasmus+ Staj Deneyimi
4.7 (94.67%) 15 oy