Liberec Şehrinde Erasmus Deneyimi

Üniversiteye başladığımdan beri hayalim olan Erasmus serüvenine son sınıfta katıldım. Erasmus programına katılmayı bu kadar çok istememin nedeni bir çok insanın düşündüğü gibi farklı kültürleri, insanları, yerleri tanımak ve görmekti.

Sınav sürecinden sonra hangi ülkeyi seçme konusunda kararsız kaldım, hangi okulun bana daha çok katacağına karar vermem gerekiyordu.  Çek Cumhuriyeti‘ni, daha önce gitmiş olanların tavsiyesiyle yazdım ve hiç pişman olmadım. 🙂

Çek Cumhuriyeti konum olarak Avrupa’nın tam ortasında , kolaylıkla ulaşılabilir bir ülke ve beni en çok cezbeden kısmı hala kendi para birimini (Çek Korunası) kullanıyor olmasıydı. Ekonomiyi de düşünmek lazım, sonuçta öğrenciyiz. Vize süreci konusunda zor olacağını herkes uyarmıştı. Altı üstü bir Çek vizesi diye düşünüyor insan ama  vize sürecinde büyük sıkıntılar ve aksilikler yaşadım, insanın her şeye olumlu bakması lazım.  Çek Cumhuriyeti’ne vize alırken internet üzerinden visapoint sistemi ile randevu düşürmeye çalışarak başlıyorsun ve uzun olduğundan sabırlı olunması gereken bir süreç. Bütün yazımı randevu almaya çalışarak geçirdim ama sonunda alabildim. Ankara’ya gittiğimde ise belgelerimden konaklama belgesi eksikti. Konaklama belgesini (Accommodation paper) karşı okul databox ile konsolosluğa yolluyordu ve sürekli olarak konsolosluğu arayıp gelip gelmediğini kontrol etmek gerekiyordu. Anlayacağınız bütün yaz bilgisayar başında ve telefon trafiği ile geçti gitti.

Bazı zamanlar çok sıkıldım ve pişman olduğum bile oldu ama içimden bir ses oraya gidince değeceğini söyledi. Öyle de oldu! İlk geldiğimde yaşadığım zorluklar normal geliyor çünkü alışma evresinde herkesin başına gelebilir önemli olan sakin kalmak ve yapabileceğine inanmak. Sonuçta kuzeye gidiyorsun , iklim olarak soğuk olmasının yanı sıra insan olarak da soğuk gelmişlerdi bana. İngilizce bilenlerin oranı çok ama çok azdı. Bulunduğum şehir Liberec, Prag’a bi saat uzaklıktaydı.

Yaşlı nüfus oranı çok fazlaydı Liberec’te ve genel olarak arkadaşlıklarım yurttan ve okuldaki Erasmus topluluğundan oldu. Zorlandığım konular ise yemek olayı , alışma evresi ve İngilizceyi tam olarak kullanamamam yani çekinmem oldu. Ama inanın bunlar bir kaç ay sonra devede kulak kalıyor insana. Mesela kaldığım yurdun olanakları çok iyiydi, iki kişilik odalarda kaldım mutfak vs. kendimize aitti. Temizliğe had safhada önem veriyorlar ve bu benim dikkatimi çeken en önemli özellikti .

Yavaş yavaş oradaki Çeklerle  kaynaştık ve bize şehirde yaşama kolaylıklarını anlattılar. Yemek yapmayı öğrendim ve sınıfta daha aktif olmaya başladım. Artık kendi ayaklarımın üzerinde olduğumu düşünmüştüm. Daha önceden yurtdışı deneyimim olmuştu tek başıma fakat bu kadar uzun süre tek başıma kalmamıştım. Başıma şöyle kötü bir durumda geldi özellikle Prag metrosunda hırsızlık çok oluyordu ve bende cüzdanımı çaldırmıştım. Kötü talih! Gidecek olanlara tavsiye; eşyalarınızı iyi koruyun 😉 Gelelim derslere: İngilizce dersler ile ilk burada tanıştım ve gerçekten büyük bir artısı oldu. Bu sayede pratik yapabiliyordum ve İngilizce konuşmam zorunlu hale geldiği için çoğu şeyde kendime özgüvenim arttı. Örneğin; yabancı insanlarla yakın arkadaş olmak, tek başıma bazı ülkeleri gezmek, hocalar ile iletişim içinde olmak vs. Bunların kendimi geliştirdiğini görünce bir dönem daha uzatarak toplam 9 ay yurtdışında kaldım. Yurt deneyemini, kendi başına yemek yapmayı, çamaşır, bulaşık gibi ev işlerini de pekiştirdim 🙂
Birazcık yaşadığım şehirden bahsetmek istiyorum. Spora ve sanata aşırı düşkün oldukları için gelir gelmez bir medeniyet kokusu alıyorsunuz. Aslında ne giydiğinizin , ne söylediğinizin ya da ne yaptığınızın onlar için bir önemi yok , takmıyorlar desek yeridir. Bu yüzden ön yargılar olmadan rahatça kendiniz olabiliyorsunuz. İnsanlar arasında güçlü bir saygı bağı var burada. Mesela yaya yolunda her araç durup size yol veriyor , sanırım Türkiye’de bu imkansız. İnsanlar genel olarak kurallara uyuyorlar ve bundan memnunlar.

Ayrıca seyahat konusuna da değinmek istiyorum. Yaklaşık 9 tane ülke gezdim en beğendiğim şehir Çek Cumhuriyeti’nde Karlovy Vary oldu ve sanırım beni cezbeden Atatürk’ün orayı önceden termal suları için ziyaret etmesi ve onun kaldığı otelin odasının müze olması. Bize gösterdikleri saygı hoşuma gitmişti zaten çok renkli ve ormanın içinde bir şehir. Becherovka içkisinin çıktığı yer desem ? Gidince denemeden dönmeyin!

Tavsiyeler

  • Özelikle kişisel eşyalarınıza dikkat etin her an her şey olabiliyor metrolarda.
  • Tesco ve Albert marketleri baya meşhur orada ve fiyat açısından gayet ucuz, oradan alışverişi gönül rahatlığı ile yapabilirsiniz.
  • Otobüslere , metrolara biletsiz binmeyin , kontrol memurları her an ceza kesebiliyorlar.
  • Ve bir kaç Çekçe kelime öğrenebilirsiniz, yerel halkı İngilizce bilmediği için kafelerde, marketlerde, vs. derdinizi anlatmakta zorlanıyorsunuz. Öğrenmek zevkli ve kolaydı eğer fırsatınız varsa kursa bile gidebilirsiniz Erasmus öğrencileri için okulda çekçe dersler veriliyor, değerlendirin. Dil öğrenmek kesinlikle vizyonunuzu geliştiriyor.
  • Eğer imkanınız varsa iki dönem kalın Çek Cumhuriyeti (Çekya) gerçekten çok huzurlu ve sakin
  • Sık sık Prag’ı ziyaret edin, her gittiğiniz de yeni bir şeyini öğreniyorsunuz bu tavsiyem tarih ve sanatseverlere.

Kısacası; buraya gelip okuduğum için, yeni insanlar ile tanışıp aramızda bir bağ oluşturduğum için , kendime bir tık daha özgüven geldiği için ve burada olup da Türkiye’de yapmadığımız şeyleri ülkeme dönünce de uygulamaya çalışacağım. Tüm bunlar için Erasmus ”iyi ki var” diyorum. Kariyer anlamında da bize çok şey kattığını ve ileride iş görüşmelerinde Erasmus programına katılmış olmanın ek bir artısı olacağını düşünüyorum. Okuluma bana bu imkanları verdiği için çok teşekkür ediyorum. Herkese iyi Erasmuslar dilerim 😉

© Cansın OR – Avrupa Fırsatları Gönüllü Yazarı

Lublin’de Erasmus

Hradec Kralove’da Erasmus

Prag’daki Öğrenci Yurtları

Liberec Şehrinde Erasmus Deneyimi
5 (99.46%) 37 oy