Yedi Soruda AB-Türkiye Vize Restleşmesi

Türkiye’nin vize muafiyeti için somut tarih verilmezse mülteci mutabakatını feshetme tehdidi Avrupa’da geniş yankı buldu. Peki Türkiye’nin tehdidi ne anlama geliyor, hukuki durum ne? Yedi soruda derledik.

1. Türkiye’nin mülteci mutabakatını iptal etme tehdidi ne anlama geliyor?

AB, Türkiye ile 18 Mart’ta imzalanan mülteci mutabakatı çerçevesinde Türkiye’nin sığınmacı akınının engellenmesine yönelik atacağı adımlar karşılığında vize muafiyeti müzakerelerini hızlandırma sözü vermişti. Son olarak Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ‘Ekim başı ya da ortasına kadar somut bir tarih verilmemesi durumunda 18 Mart Mülteci Mutabakatı ve Geri Kabul Anlaşması‘ndan geri çekilmek durumunda kalacakları açıklaması yaptı.

2. Ankara vize muafiyeti tanınmadığı gerekçesiyle mutabakatı feshedebilir mi?

Aslında edemez. Vize zorunluluğunun kaldırılması için 72 koşulun tümünün yerine getirilmesi gerektiği, 18 Mart mutabakatında net bir şekilde ifade ediliyor. Tüm koşulların yerine getirilmediğini Türk hükümetinin kendisi de kabul ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koşullardan biri olan Terörle Mücadele Yasası‘ndaki değişiklikleri hayata geçirmeyeceklerini açık bir şekilde ifade etmişti.

3. Terörle mücadele dışında Türkiye tüm koşulları yerine getirdi mi?

72 koşul arasında Türkiye’nin yerine getirmediği beş koşul var. En pürüzlü olanı, terörle mücadele yasasında değişiklik talebi. Bir diğeri, yolsuzluklar. AB, Türkiye’de 30 Nisan’da kabul edilen yolsuzlukla ilgili strateji ve eylem planının yeterli olmadığı görüşünde. AB Komisyonu‘nun son raporunda milletvekilleri, hakimler ve savcılar arasında yolsuzluğun engellenmesi için ek önlemler alınması gerektiği belirtildi. Raporda, Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun (GRECO) raporuna atıfla, partilerin finansmanı ve yargı bağımsızlığı gibi konularda iyileştirmeler talep edildi. Cezai soruşturmalar ve iade taleplerinde işbirliğinin iyileştirilmesi, Avrupa polis teşkilatı Europol ile işbirliği anlaşmasının imzalanarak etkin bir şekilde uygulanması, kişisel verilerin AB standartlarına göre korunması, vize muafiyeti için AB’nin talep ettiği diğer koşullar.

4. Türkiye kendisi koşulları yerine getirmiyorsa nasıl tehditte bulunabiliyor?

Türkiye ile AB arasında varılan mutabakat, bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Dolayısıyla Türkiye istediği zaman bir açıklama yapıp, Yunan adalarından sığınmacıları artık kabul etmeyeceğini bildirebilir.

5. AB’nin tepkisi ne?

AB Komisyonu sözcüsü, şantaja izin vermeyeceklerini belirterek Türkiye’den vize muafiyeti için kabul ettiği tüm koşulları yerine getirmesini beklediklerini açıkladı. Ancak aynı zamanda mülteci mutabakatının kurtarılması için elden gelen herşeyin yapılacağı da vurgulanıyor. Sözcü, Komisyon uzmanlarının gerekli reformların hayata geçirilmesinde danışma ve destek için hazır olduğunu kaydetti.

6. Türkiye mutabakatı feshederse Almanya’da sığınmacı sayısı yeniden yükselişe geçer mi?

Bu yöndeki endişelerin gerçekleşmeyeceği umudu var. Almanya, Hollanda, İsveç gibi gözde iltica ülkelerine Yunanistan ve Balkan rotası üzerinden ulaşmanın artık neredeyse imkansız hale geldiği sığınmacılar tarafından da biliniyor. Dolayısıyla Avrupa’nın batısındaki belli bir ülkeye gitmek isteyenler için Türkiye’den Yunanistan’a tehlikeli yolculuğu göze almanın pek bir anlamı kalmadı.

7. Türkiye’nin elinde başka ne gibi baskı araçları var?

AB’nin yumuşak karnı, Yunanistan. Türkiye’deki sığınmacıların durumunda belirgin bir kötüleşme olursa, tüm riskleri göze alarak Yunanistan’a gitmeye çalışabilecekleri düşünülüyor. Bu da bazı Yunan adalarında yeniden kaos ve sefalet yaşanması tehlikesini beraberinde getiriyor.

Kaynak: © Deutsche Welle Türkçe

Yedi Soruda AB-Türkiye Vize Restleşmesi
5 (100%) 3 oy